Müşterek bir banka hesabındaki paranın tamamının kendisine ait olduğunun tespiti için hesap ortaklarından birinin açtığı davada, diğer hak sahibi ortağın davalı olarak gösterilmemesi ne gibi bir sonuç doğurur?
Bu durum, 'pasif husumet ehliyeti' eksikliği yaratır ve davanın usulden reddedilmesi gereken bir durumdur. Müşterek hesaptaki paranın aidiyetine ilişkin bir tespit davası, o hesaptaki tüm hak sahiplerinin hukuki durumunu etkiler. Bu nedenle, bu tür bir davada, hesaptaki tüm ortakların davalı olarak gösterilmesi zorunludur. Aksi halde, dava 'zorunlu dava arkadaşlığı' kurallarına aykırı olarak eksik hasımla açılmış olur. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2016/4880 E., 2017/3679 K. sayılı kararında bu husus ele alınmıştır. Kararda, birleşen davada davacının, ortak hesaptaki paranın tamamının kendisine ait olduğunun tespiti için açtığı davada, diğer hak sahibi olan (ve asıl davada davacı olan) kişi dışında, hesapta ortak olan üçüncü bir kişiyi (kız kardeşini) davalı olarak göstermemesi 'eksik hasımla dava açılması' olarak nitelendirilmiş ve bunun doğru olmadığı belirtilmiştir. Mahkemenin bu durumda öncelikle tarafa, eksik hasmı davaya dahil etmesi için süre vermesi, bu eksiklik giderilmezse davayı husumet yokluğundan reddetmesi gerekir. (Kaynak: hmk-madde-353-durusma-yapilmadan-verilecek-kararlar.html).