Tefecilik suçu ile 'bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla' işlenen yağma suçu (TCK m. 150/1) arasındaki ilişki nedir? Tefecinin, verdiği parayı geri almak için tehdit kullanması halinde neden TCK m. 150/1'deki daha az cezayı gerektiren nitelikli hal uygulanmaz?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #335838

Tefecinin, verdiği parayı geri almak amacıyla mağdura karşı cebir veya tehdit kullanması halinde, hem tefecilik (TCK m. 241) hem de yağma (TCK m. 148) suçları oluşur ve gerçek içtima kuralları gereği her iki suçtan da ayrı ayrı cezalandırılır. Bu durumda, yağma suçu için TCK m. 150/1'de düzenlenen 'bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla' işlenme halindeki daha az cezayı gerektiren nitelikli hal uygulanmaz. Bunun temel nedeni, TCK m. 150/1'in uygulanabilmesi için ortada 'hukuk düzenince korunan, meşru bir hukuki ilişki'den doğan bir alacağın bulunması gerekmesidir. Tefecilik ilişkisi ise, kanun tarafından yasaklanmış ve suç olarak tanımlanmış, emredici hukuk kurallarına aykırı, batıl (geçersiz) bir ilişkidir. Dolayısıyla, tefecilikten kaynaklanan alacak, hukuk düzeni tarafından korunan meşru bir alacak değildir. Bu nedenle, tefecinin bu gayrimeşru alacağı tahsil etmek için kullandığı cebir veya tehdit, TCK m. 150/1 kapsamında değerlendirilemez ve fail, yağma suçunun temel veya nitelikli hallerinden (TCK m. 148-149) tam olarak sorumlu tutulur. (Kaynak: tefecilik-sucu-cezasi-nedir-tck.html).