Kasten öldürme suçuna yardım etme (TCK m. 39) suçunun manevi yardım şekillerinden olan 'suç işleme kararını kuvvetlendirmek' nasıl gerçekleşir? Sanığın, asıl fail ile birlikte olay yerine gelmesi, eylemi engellememesi ve sonrasında olay yerinden ayrılmaması bu kapsamda değerlendirilebilir mi? YCGK'nın 2012/1868 K. sayılı kararını analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #335829

'Suç işleme kararını kuvvetlendirmek', TCK m. 39/2-a'da sayılan manevi yardım etme hallerinden biridir. Bu, zaten suç işlemeye karar vermiş olan bir kişinin bu kararını, failin davranışları veya sözleriyle pekiştirmek, onu cesaretlendirmek ve eyleme geçmesini kolaylaştırmak anlamına gelir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 25.12.2012 tarihli, 2012/1-406 E. ve 2012/1868 K. sayılı kararında bu durum somutlaştırılmıştır. Karara göre, sanığın; kasten öldürme suçunu işleyen diğer sanıkla birlikte olay yerine gelmesi, eylem sırasında yakın bir yerde beklemesi, eyleme engel olacak bir davranışta bulunmaması, aksine eylemden sonra da olay yerinden ayrılmayıp yaralının durumunu kontrol etmesi gibi davranışları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, bu hareketleriyle diğer sanığın suç işleme kararını kuvvetlendirdiği kabul edilmiştir. YCGK, sanığın 'sadece arkadaşlık icabı bekledim' savunmasını hayatın olağan akışına aykırı bulmuş ve bu davranışların, asıl failin yanında yer alarak ona manevi destek sağladığı ve suçun icrasını kolaylaştırdığı sonucuna varmıştır. Dolayısıyla, bu tür pasif gibi görünen ancak faili cesaretlendiren davranışlar, kasten öldürme suçuna manevi yardım olarak nitelendirilebilir. (Kaynak: cmk-madde-215-dinleme-ve-okumadan-sonra-diyecegin-sorulmasi.html).