1479 sayılı Bağ-Kur Kanunu kapsamında sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti istemiyle açılan bir davada, davacının 'hukuki yararı' var mıdır? 506 sayılı SSK Kanunu ile 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık başlangıcının yaşlılık aylığına etkisi arasındaki farkı açıklayarak Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin yaklaşımını izah ediniz.
Hayır, 1479 sayılı Bağ-Kur Kanunu kapsamında sadece sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti istemiyle açılan bir davada davacının hukuki yararı yoktur. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 2018/3006 E., 2019/10208 K. sayılı kararında bu durum açıkça ortaya konmuştur. Aradaki fark şuradan kaynaklanmaktadır: * **506 sayılı SSK Kanunu'nda:** Yaşlılık aylığına hak kazanma şartlarından biri de 'sigortalılık süresi'dir. Sigortalılık süresi ise, sigortalının ilk defa çalışmaya başladığı tarih ile tahsis talebinde bulunduğu tarih arasında geçen süredir. Dolayısıyla, SSK'lılar için sigorta başlangıç tarihinin tespiti, sigortalılık süresini doğrudan etkilediği için bu tür bir tespit davası açmakta hukuki yarar vardır. * **1479 sayılı Bağ-Kur Kanunu'nda:** Bu kanun kapsamında yaşlılık aylığına hak kazanmak için 'sigortalılık süresi' şartı aranmaz. Bunun yerine, belirli bir yaşa ulaşmış olmak ve belirli bir gün sayısı kadar 'prim ödemiş olmak' esastır. Sigortalılık başlangıç tarihinin daha erkene çekilmesi, yaşlılık aylığına hak kazanma koşullarını doğrudan etkilemez. Bu nedenle, Yargıtay'a göre, 1479 sayılı Kanun kapsamında bir kişinin sigorta başlangıç tarihinin tespitini istemesinde güncel bir hukuki yarar bulunmamaktadır. Mahkemenin, taleple bağlılık ilkesi de gözetilerek, bu tür bir davayı dava şartı olan hukuki yarar yokluğundan dolayı usulden reddetmesi gerekirken, esasa girerek karar vermesi usul ve yasaya aykırıdır. (Kaynak: hmk-madde-106-tespit-davasi.html).