Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesinde sayılan 'Hükmün Kapsamı' başlığı altındaki unsurlardan birinin eksik olması, özellikle gerekçeye ait herhangi bir sözün sonuç kısmında tekrar edilmesi veya taleplerden her biri hakkında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde karar verilmemesi, hükmün bozulmasını gerektirir mi? Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 2018/1114 E. sayılı kararını değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #335822

Evet, HMK m. 297'de sayılan unsurların eksikliği, özellikle de hükmün sonuç (hüküm fıkrası) kısmının açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde kurulmaması, kararın infazında tereddüt yaratacağı için önemli bir usul hatasıdır ve hükmün bozulmasını gerektirir. HMK m. 297/2, hükmün sonuç kısmında 'gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi' gerektiğini emreder. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 26.06.2018 tarihli, 2018/1114 E. ve 2018/6091 K. sayılı kararında, Bölge Adliye Mahkemesi'nin 'fazla istemin reddine' şeklinde genel ve infazda tereddüt yaratacak bir ibareye yer vermesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. Bu tür bir ifade, hangi istemin ne kadarının reddedildiği konusunda belirsizlik yaratır. Yargıtay, bu aykırılığın yeniden yargılamayı gerektirmediği sonucuna vararak, HMK m. 370/2 uyarınca kararı bozmamış, ancak hüküm fıkrasındaki bu hatalı ibareyi silerek 'düzeltilerek onanmasına' karar vermiştir. Bu da göstermektedir ki, hüküm fıkrasının HMK m. 297'ye uygun, açık ve infaza elverişli olması zorunludur. (Kaynak: hmk-madde-353-durusma-yapilmadan-verilecek-kararlar.html).