Birleşen bir davada, davacının tespit talebinde bulunmasında hukuki yararının olmadığı, ancak taleplerini asıl davada savunma olarak ileri sürdüğü bir durumda, mahkemenin davayı esastan reddetmesi usulen doğru mudur? Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2016/4880 E. sayılı kararına göre nasıl bir karar verilmelidir?
Hayır, bu durumda mahkemenin davayı esastan reddetmesi usulen doğru değildir. Hukuki yarar, HMK m. 114/1-h uyarınca bir dava şartıdır. Bir davada dava şartının eksik olduğu tespit edilirse, mahkeme davanın esasına giremez ve davayı HMK m. 115/2 uyarınca 'usulden reddetmek' zorundadır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2016/4880 E., 2017/3679 K. sayılı kararında tam da bu durum ele alınmıştır. Birleşen davada davacı, asıl davadaki iddialara karşı aslında bir savunma niteliğinde olan ve eda davası içinde tartışılabilecek bir konuda ayrı bir tespit davası açmıştır. Yargıtay'a göre, bu durumda davacının ayrı bir tespit davası açmakta hukuki yararı yoktur. İlk derece mahkemesi, hukuki yarar yokluğuna rağmen davanın esasına girerek 'iddianın ispatlanamadığı' gerekçesiyle esastan ret kararı vermiştir. Yargıtay, hükmün sonucunun (ret) doğru olduğunu ancak gerekçesinin yanlış olduğunu belirtmiştir. Mahkemenin yapması gereken, davayı 'dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddetmek'tir. Yargıtay, bu hatanın yeniden yargılamayı gerektirmediğini belirterek, sonucu itibarıyla doğru olan kararı 'değişik gerekçe ile onamıştır'. (Kaynak: hmk-madde-353-durusma-yapilmadan-verilecek-kararlar.html).