Bir sanık hakkında CMK m. 238/3'e aykırı olarak, davaya katılma talebiyle ilgili sanıktan diyecekleri sorulmadan katılma kararı verilmesi ve CMK m. 215'e aykırı olarak tanık beyanlarına karşı katılana diyeceği sorulmaması hangi hakların ihlaline yol açar? Bu tür usuli hatalar hükmün bozulmasını gerektirir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #335818

Bu tür usuli hatalar, sanığın ve katılanın savunma ve beyanda bulunma haklarını, dolayısıyla adil yargılanma hakkının temel bileşenlerinden olan 'çelişmeli yargılama' ve 'silahların eşitliği' ilkelerini ihlal eder. Evet, bu hatalar Yargıtay tarafından hükmün bozulmasını gerektiren önemli usul ihlalleridir. * **CMK m. 238/3'e Aykırılık:** Bu maddeye göre, katılma istemi üzerine Cumhuriyet savcısı ile sanık ve müdafiine görüşleri sorulur. Sanığa veya müdafiine görüşü sorulmadan katılma kararı verilmesi, sanığın davadaki hukuki konumunu etkileyen bir karara karşı beyanda bulunma hakkını elinden alır. * **CMK m. 215'e Aykırılık:** Bu maddeye göre, tanık dinlendikten sonra beyanlara karşı diğer tarafların yanı sıra 'katılana' da diyeceklerinin sorulması zorunludur. Katılana bu hak tanınmazsa, onun da iddialarını destekleme ve karşı delillere beyanda bulunma hakkı kısıtlanmış olur. Aynı şekilde, delillerin tartışıldığı aşamada söz verilmemesi de CMK m. 216'ya aykırılık oluşturur. Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2006/4401 E., 2007/237 K. sayılı kararında, hem sanıktan sorulmadan katılma kararı verilmesi (CMK m. 238/3 ihlali) hem de katılana tanık beyanlarına karşı diyeceği sorulmaması (CMK m. 215 ihlali), kanuna aykırılık olarak kabul edilmiş ve hükmün bu sebeplerden dolayı bozulmasına karar verilmiştir. (Kaynak: cmk-madde-215-dinleme-ve-okumadan-sonra-diyecegin-sorulmasi.html).