Bir ceza davasında, hukuka aykırı yöntemle elde edildiği iddia edilen 'iletişimin tespiti' kayıtlarının delil olarak kullanılabilmesi için mahkemenin ne gibi bir usul izlemesi gerekir? Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2008/15780 K. sayılı kararında belirtilen eksiklikler nelerdir?
Hukuka aykırı yöntemle elde edilen iletişimin tespiti kayıtlarının delil olarak kullanılabilmesi için mahkemenin titiz bir usul izlemesi ve bu delilin hukuka uygunluğunu denetlemesi gerekir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2008/8558 E., 2008/15780 K. sayılı kararında bu konuda yapılması gerekenler ve tespit edilen eksiklikler şöyle sıralanmıştır: 1. **Dayanak Kararların Dosyaya Getirtilmesi:** İletişimin tespitine dair belgelerin yasal dayanağını oluşturan mahkeme kararları (dinleme kararları) mutlaka dosyaya getirtilmelidir. 2. **Duruşmada Okunması ve Tartışılması:** Bu kararlar duruşmada okunmalı (CMK m. 209) ve taraflara bu kararlar ve içerikleri hakkında diyecekleri sorulmalıdır (CMK m. 215). Bu, delilin hukuka uygunluğunun tarafların katılımıyla tartışılmasını sağlar (CMK m. 217). 3. **Gerekçede Değerlendirilmesi:** Mahkeme, gerekçeli kararında (CMK m. 230), iletişimin tespiti kararının kim hakkında, hangi suça ilişkin olarak, hangi süreyle verildiğini, hukuka uygun (CMK m. 135 şartlarını taşıyıp taşımadığı) ya da aykırı olarak elde edilip edilmediğini tartışıp değerlendirmeli ve bu hususu açıkça gerekçesine yansıtmalıdır. Kararda, bu usule uyulmadan, dinleme kararları dosyaya konulmadan ve duruşmada tartışılmadan iletişimin tespiti kayıtlarının hükme esas alınması, Anayasa m. 20-22, AİHS m. 8 ve CMK m. 206/2-a, m. 217 gibi hükümlere aykırılık teşkil eden ciddi bir bozma nedeni olarak kabul edilmiştir. (Kaynak: cmk-madde-215-dinleme-ve-okumadan-sonra-diyecegin-sorulmasi.html).