Yargısal aktivizm nedir ve İHAM'ın bu yöndeki içtihat politikası makalede nasıl eleştirilmektedir?
Makalede (Bireysel Başvuru Yollarının Güncel Sorunları), yargısal aktivizm, mahkemenin yasayı veya sözleşmeyi statik bir metin olarak değil, 'yaşayan bir belge' olarak görüp amaçsal ve dinamik yorum yöntemleriyle günün koşullarına uyarlaması olarak tanımlanmaktadır. İHAM'ın, 'Sözleşmenin etkililiği' prensibine dayanarak devletlerin pozitif yükümlülüklerini giderek genişletmesi ve güvence altına alınan hak ve özgürlüklerin kapsamını geliştirmesi bu politikanın bir sonucudur. Makalede, bu yöndeki açılımları destekleyenler olduğu gibi, İHAM'ı Sözleşmeye sadık kalmamakla itham edenlerin de bulunduğu belirtilmektedir. Bu eleştirilerin, özellikle üzerinde toplumsal uzlaşı olmayan konularda daha görünür hale geldiği ve sadece Türkiye'ye özgü olmadığı, diğer üye devletlerde ve hatta İHAM yargıçları arasında da bu tür tartışmaların yaşandığı ifade edilmektedir. Dolayısıyla, bu eleştiriler 'anlamlı' olarak nitelendirilmekte ve insan hakları hukukunun doğal bir tartışma alanı olarak görülmektedir.