HMK m. 106'ya göre bir tespit davası açılabilmesi için gerekli olan 'hukuken korunmaya değer güncel bir yarar' şartı ne anlama gelmektedir? Eda davası açma imkanı olan bir durumda tespit davası açılmasında hukuki yarar var mıdır? Yargıtay içtihatları ışığında açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #335802

'Hukuken korunmaya değer güncel bir yarar' (HMK m. 106/2), tespit davasının en temel dava şartıdır. Bu şart, davacının bir hakkının veya hukuki durumunun güncel bir tehlike ile tehdit altında olması, bu tehdit nedeniyle hukuki durumunda bir belirsizlik yaşanması ve açılacak tespit davasının bu belirsizliği ve tehlikeyi ortadan kaldırmaya elverişli olması anlamına gelir. Kural olarak, bir davacı eğer talebini bir 'eda davası' (bir şeyin verilmesi, yapılması veya yapılmamasına mahkum etme davası) ile ileri sürebiliyorsa, aynı konuda 'tespit davası' açmakta hukuki yararı yoktur. Çünkü eda davası, tespiti de içeren daha kapsamlı bir hukuki koruma sağlar. Yargıtay'ın yerleşik içtihatları da bu yöndedir. Örneğin, ecrimisil alacağı olan bir kişinin, alacağını doğrudan dava etmek yerine, 'ecrimisil talep edebileceğinin tespitini' istemesinde hukuki yararı yoktur (Yargıtay 1. HD, 2014/5836 E., 2015/8180 K.). Bu durumda mahkeme, davayı esasa girmeden, dava şartı yokluğundan (hukuki yarar yokluğu) usulden reddetmelidir (HMK m. 114/1-h, m. 115). Ancak bu kuralın istisnaları vardır. Örneğin, derdest bir ortaklığın giderilmesi davası varken, paydaşlardan birinin taşınmaz üzerindeki muhdesatın (yapının) kendisine ait olduğunun tespiti için dava açmasında hukuki yararı olduğu kabul edilir (Yargıtay 8. HD, 2017/16289 E., 2017/17592 K.). (Kaynak: hmk-madde-106-tespit-davasi.html).