Bir bilişim sisteminde yer alan program, bilgi veya verilerin izinsiz olarak kopyalanması veya başka bir yere aktarılması fiili TCK m. 141 kapsamında hırsızlık suçunu oluşturur mu? Bu tür bir eylem hangi suç kapsamında değerlendirilebilir? Bilişim sistemi kullanılarak banka hesabından para çalınması eylemi ile bu durumu karşılaştırınız.
Hayır, bir bilişim sisteminde yer alan soyut verilerin (bilgi, program, veri tabanı vb.) izinsiz kopyalanması veya aktarılması, TCK m. 141 anlamında hırsızlık suçunu oluşturmaz. Hırsızlık suçunun konusu 'taşınır bir mal'dır. Bilgi ve veriler, fiziki varlığı olmayan, elle tutulup gözle görülür nitelikte (menkul) bir mal olmadığından, bu suçun konusunu oluşturamazlar. Bu durum 'suçta ve cezada kanunilik' ilkesinin bir gereğidir. Bu tür bir eylem, şartları oluşuyorsa, TCK m. 244'te düzenlenen 'Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme' suçu kapsamında değerlendirilebilir. Buna karşılık, bilişim sistemleri 'araç olarak kullanılmak suretiyle' bir başkasının banka hesabından para gibi menkul bir kıymetin alınması, TCK m. 142/2-e'de düzenlenen 'bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık' suçunu oluşturur. Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 24.12.2009 tarihli, 2009/12066 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, burada suçun konusu soyut veri değil, somut bir malvarlığı değeri olan paradır ve bilişim sistemi bu parayı ele geçirmek için bir araç olarak kullanılmıştır. Bu nedenle bu eylem nitelikli hırsızlık suçudur. (Kaynak: hirsizlik-sucu-tck-141.html).