Hırsızlık amacıyla bir kişinin boş olan cebine elini sokan yankesicinin eylemi ceza hukuku açısından nasıl nitelendirilir? 'İşlenemez suç' (muhal suç) kavramı ile teşebbüs arasındaki ayrımı, Yargıtay'ın mutlak ve nispi yokluk kriteri çerçevesinde izah ediniz.
Bu eylem, hırsızlık suçuna 'teşebbüs' olarak nitelendirilir. Ceza hukukunda, suçun konusunun bulunmaması nedeniyle fiilin neticeyi doğurmasının imkansız olduğu hallerde 'işlenemez suç' gündeme gelir. Ancak Yargıtay, işlenemez suç ile teşebbüsü ayırırken 'mutlak yokluk' ve 'nispi yokluk' kriterini kullanmaktadır. * **Mutlak Yokluk:** Suçun konusunun olay anında ve o koşullarda kesinlikle mevcut olmaması halidir. Örneğin, tamamen boşaltılmış ve içinde hiçbir eşya bulunmayan bir eve hırsızlık için girmek. Bu durumda suçun maddi konusu mutlak olarak yok olduğundan, eylem 'işlenemez suç' sayılır ve faile ceza verilmez. * **Nispi Yokluk:** Suçun konusunun, fiilin işlendiği anda tesadüfen orada olmaması, ancak genel olarak orada bulunmasının mümkün olması halidir. Boş bir cebe el sokmak bu duruma örnektir. Cebin o an boş olması tesadüfidir; normalde bir cepte para veya cüzdan bulunması olasıdır. Aynı şekilde, bir eve girip açılan kasanın o an için boş olması da nispi yokluktur. Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 14.06.1983 tarihli kararında da belirtildiği gibi, maddi konunun nispi yokluğu halinde, failin kastı ve eyleminin tehlikeliliği devam ettiğinden, fiil 'eksik kalkışma', yani hırsızlık suçuna teşebbüs olarak kabul edilir ve fail TCK m. 35 uyarınca cezalandırılır. (Kaynak: hirsizlik-sucu-tck-141.html).