Duruşmada okunan bir otopsi raporuna karşı sanık ve müdafiinden diyeceklerinin sorulmaması, ceza muhakemesi hukuku açısından ne anlama gelir ve sonucu ne olur? İlgili CMK maddelerini ve Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2010/5104 K. sayılı kararını referans alarak izah ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #335796

Hükme esas alınan bir delil niteliğindeki otopsi raporunun duruşmada okunup, sanık ve müdafiine bu rapora karşı diyeceklerinin sorulmaması, CMK'nın emredici hükümlerinin ihlali anlamına gelir ve hükmün bozulması sonucunu doğurur. Bu durum iki temel maddeye aykırıdır: 1) **CMK m. 209 (Belge ve Tutanakların Okunması):** Bu madde, delil olarak kullanılabilecek belgelerin duruşmada okunmasını düzenler. Otopsi raporu bu kapsamdadır. 2) **CMK m. 215 (Dinleme ve Okumadan Sonra Diyeceğin Sorulması):** Bu maddeye göre, 'herhangi bir belgenin okunmasından sonra' taraflara buna karşı diyeceklerinin sorulması zorunludur. Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2008/6500 E., 2010/5104 K. sayılı kararında da açıkça belirtildiği gibi, hükme esas alınan otopsi raporunun duruşmada açıkça okunup sanık ve müdafiinden diyeceklerinin sorulmaması, CMK m. 209 ve m. 215'e aykırılık teşkil eder. Bu durum, savunma hakkının kısıtlanması ve 'delillerin tartışılması' ilkesinin ihlalidir. Yargıtay, bu tür bir usuli eksikliği, re'sen dahi dikkate alınması gereken önemli bir bozma nedeni olarak kabul etmektedir. (Kaynak: cmk-madde-215-dinleme-ve-okumadan-sonra-diyecegin-sorulmasi.html).