Bir ceza davasında, soruşturma evresinde ifade veren ancak kovuşturma aşamasında bulunamayan bir tanığın kolluktaki beyanının okunması hukuka uygun mudur? Bu durumda mahkemenin CMK m. 211 ve m. 215 uyarınca hangi usulü izlemesi gerektiğini Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2017/16133 K. sayılı kararı doğrultusunda açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #335795

Soruşturma evresinde ifade veren ancak kovuşturma aşamasında bulunamayan bir tanığın önceki beyanının okunması, CMK m. 211'in şartları dahilinde mümkündür. Ancak bu işlemin hukuka uygun olabilmesi için belirli usuli güvencelerin sağlanması gerekir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2017/1263 E., 2017/16133 K. sayılı kararında bu duruma işaret edilmiştir. Mahkeme, bulunamayan tanığın soruşturma (örneğin kolluk) beyanını CMK m. 211 gereğince duruşmada okuyabilir. Ancak bu okuma işlemi tek başına yeterli değildir. Okuma işleminden sonra, CMK m. 215 gereğince, 'bunlara karşı bir diyecekleri olup olmadığı katılana veya vekiline, Cumhuriyet savcısına, sanığa ve müdafiine' sormak zorundadır. Bu sorma işlemi yapılmadan, yani taraflara okunan beyana karşı savunma ve beyanda bulunma hakkı tanınmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması, adil yargılanma hakkının ve çelişmeli yargılama ilkesinin ihlali sayılır ve Yargıtay tarafından bir bozma nedenidir. (Kaynak: cmk-madde-215-dinleme-ve-okumadan-sonra-diyecegin-sorulmasi.html).