Tefecilik suçu nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı verilirken, CMK m. 231/6-c'de belirtilen 'zararın giderilmesi' şartı aranır mı? Kamunun veya ödünç para alan kişinin zararı bu kapsamda nasıl değerlendirilir?
Hayır, tefecilik suçundan kurulan hükümlerde HAGB kararı verilirken 'zararın giderilmesi' koşulu aranmaz. Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 2021/3171 K. sayılı ve Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 2020/452 E., 2020/1246 K. sayılı kararlarında belirtildiği üzere, CMK m. 231'deki zarar, 'mağdurun veya kamunun uğradığı somut, maddi bir zarar' olmalıdır. Tefecilik suçunda, ödünç para alan kişi suçun doğrudan mağduru kabul edilmediğinden, bu kişinin uğradığı zarar (ödediği faiz vb.) HAGB kapsamında giderilmesi gereken bir zarar değildir. Zaten 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca kanunun emredici hükümlerine aykırı olan tefecilik sözleşmesi kesin hükümsüzdür ve bu ilişkiden doğan bir zararın hukuki koruma görmesi mümkün değildir. Kamunun uğradığı zarar (vergi kaybı vb.) ise, 'kanaat verici basit bir araştırma ile tespit edilebilecek' nitelikte bir maddi zarar olmadığından, bu da HAGB'nin zarar koşulu kapsamında değerlendirilemez. Sonuç olarak, tefecilik suçunda zararın giderilmesi şartı aranmaksızın, diğer koşullar mevcutsa sanık hakkında HAGB kararı verilebilir. (Kaynak: tefecilik-sucu-cezasi-nedir-tck.html).