POS cihazı kullanılarak işlenen tefecilik suçu (pos tefeciliği) nedir ve bu suçun unsurları nasıl oluşur? Bu eylemin 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun 36. maddesindeki 'sahte belge düzenleme' suçu ile ilişkisini, suçların içtimaı (fikri içtima, görünüşte içtima) kuralları çerçevesinde tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #335792

POS tefeciliği, paraya ihtiyacı olan bir kişinin kredi kartı kullanılarak, failin işyerindeki POS cihazından sanki bir mal veya hizmet satışı yapılmış gibi işlem yapılması ve bu işlem tutarından belli bir komisyon/faiz kesildikten sonra kalan paranın kart sahibine nakit olarak verilmesiyle oluşur. Burada fail, kazanç elde etme amacıyla ödünç para vermektedir. Bu eylem, hukuksal anlamda tek bir fiil olmasına rağmen hem TCK m. 241'deki tefecilik suçunu hem de 5464 sayılı Kanun'un 36. maddesindeki 'gerçeğe aykırı olarak harcama belgesi düzenlemek' suçunu ihlal etmektedir. Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 2020/2693 K. sayılı kararına göre, bu durumda 'farklı nev'iden fikri içtima' (TCK m. 44) söz konusudur. Çünkü tek bir fiil ile farklı hukuki yararları (tefecilikte ekonomik düzen, 5464 S.K.'da kartlı ödeme sisteminin güvenliği) koruyan iki ayrı kanun hükmü ihlal edilmektedir. TCK m. 44 uyarınca bu durumda faile en ağır cezayı öngören suçtan ceza verilmelidir. Suç tarihi itibarıyla her iki kanunda da benzer cezalar öngörülse de, Yargıtay failin asıl kastının tefecilik suretiyle yarar sağlamak olduğunu, gerçeğe aykırı belge düzenleme eyleminin bu amaç suç içinde eridiğini ve bir araç niteliğinde olduğunu kabul etmektedir. Bu nedenle, failin kastı tefeciliğe yönelik olduğundan, eylemin sadece TCK m. 241'deki tefecilik suçunu oluşturduğu ve bu maddeden ceza verilmesi, 5464 S.K. m. 36'dan ise ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. (Kaynak: tefecilik-sucu-cezasi-nedir-tck.html).