Bir şirketin, kanuna uygun şekilde tasfiye edilip ticaret sicilinden terkin edilmesinden sonra, o şirkete karşı bir hizmet tespiti davası yürütülebilmesi için ne yapılması gerekir? Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2017/2108 E. sayılı kararı bu konuda nasıl bir çözüm öngörmektedir?
Ticaret sicilinden terkin edilerek tüzel kişiliği sona ermiş bir şirkete karşı dava açılamaz veya devam eden bir dava yürütülemez. Bu durumda, davaya devam edilebilmesi için öncelikle şirketin 'ihyası' yani yeniden canlandırılması gerekir. Bu, 'ek tasfiye' yoluyla gerçekleştirilir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin anılan kararında da belirtildiği gibi, hizmet tespiti davası gibi devam eden bir hukuki süreç varsa, davacı taraf mahkemeden yetki alarak, Asliye Ticaret Mahkemesi'nde şirketin ihyası için ayrı bir dava açmalıdır. İhya davası sonucunda mahkeme, şirketin yeniden tesciline ve ek tasfiye işlemlerini yürütmek üzere bir tasfiye memuru (genellikle son tasfiye memuru) atanmasına karar verir. Şirket yeniden tüzel kişilik kazandıktan sonra, hizmet tespiti davasına karşı taraf olarak davaya devam edilebilir. (Bkz: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-353-durusma-yapilmadan-verilecek-kararlar.html)