AYM ve İHAM'a yöneltilen 'siyasallaşma' eleştirileri hangi bağlamlarda ortaya çıkmaktadır? Bir mahkeme kararının siyasi sonuçlar doğurması, o kararın 'siyasi' nitelikte olduğu anlamına gelir mi?
Makaleye göre (Bireysel Başvuru Yollarının Güncel Sorunları), bu eleştiriler genellikle arkasında siyasi olaylar bulunan veya belirgin siyasi sonuçlar doğuran kararlardan sonra gündeme gelmektedir. Örneğin, siyasi parti kapatma, milletvekili dokunulmazlığı, seçme ve seçilme hakkı gibi konulardaki kararlar kaçınılmaz olarak siyaseti etkiler. Ancak makalede, bir kararın siyaseti etkilemesinin, o kararın 'siyasi' nitelikte olduğu anlamına gelmediği vurgulanmaktadır. Bir kararı 'siyasi' olarak nitelemek için, mahkemenin bağımsızlık ve tarafsızlığını yitirdiğini, hukuk dışına çıkarak siyasi değerlendirme yaptığını veya yerleşik içtihatla çelişerek kişiye özel bir karar verdiğini somut olarak ortaya koymak gerekir. Ayrıca, İHAM'ın benimsediği ve AYM'ye de yansıyan; çoğulculuğu, hoşgörüyü ve açık fikirliliği esas alan özgürlükçü ve demokratik toplum anlayışı, doğası gereği yasakçı ve otoriter yaklaşımlarla bağdaşmaz. Mahkemenin bu temel felsefe çerçevesinde karar vermesi, 'siyasallaşma' olarak değil, koruduğu sözleşmenin (İHAS) ruhuna uygun hareket etmesi olarak yorumlanmalıdır.