Mülga 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK karşılaştırıldığında, özel belgede fikri sahteciliğin hukuki durumu nasıl bir değişiklik göstermiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #335779

Mülga 765 sayılı TCK'da, özel belgede fikri sahteciliği doğrudan cezalandıran açık bir hüküm bulunmamakla birlikte, Yargıtay içtihatları bazı durumlarda bu tür eylemleri cezalandırma eğilimindeydi. Ancak 5237 sayılı yeni TCK, bu konuda daha net bir tutum sergilemiştir. TCK m. 207, özel belgede sahteciliği 'sahte olarak düzenlemek' veya 'değiştirmek' şeklinde maddi sahtecilik fiilleriyle sınırlamıştır. Aynı zamanda, resmi belgede fikri sahteciliği TCK m. 204/2'de açıkça kamu görevlisine özgü bir suç olarak tanımlamıştır. Bu sistematik ayrım, kanun koyucunun 'özel belgede fikri sahteciliği' genel ceza kanunu kapsamında suç olmaktan çıkarma yönünde bilinçli bir tercih kullandığını göstermektedir. Bu nedenle, yeni TCK döneminde, özel kanunlardaki hükümler (VUK m. 359 gibi) saklı kalmak kaydıyla, özel belgede fikri sahtecilik kural olarak cezalandırılamaz. (Bkz: sen.av.tr/tr/makale/resmi-belgede-fikri-sahtecilik)