TCK m. 150/3'ün, cezanın alt sınırı 5 yıldan fazla olan suçlarda zorunlu müdafilik getirmesi, bir 'hak' mıdır yoksa bir 'yükümlülük' müdür? Sanık bu durumdan feragat edebilir mi?
Bu durum, hem sanık için bir 'hak', hem de mahkeme için bir 'yükümlülük'tür. Sanık açısından, ağır bir suçlama karşısında nitelikli bir hukuki yardımdan yararlanma hakkıdır. Mahkeme açısından ise, adil bir yargılama yapılmasını sağlamak ve savunma hakkının eksiksiz kullanılmasını temin etmek için yerine getirmesi gereken pozitif bir yükümlülüktür. Kural olarak, zorunlu müdafiliğin olduğu hallerde sanığın bu haktan feragat etmesi hukuken geçerli kabul edilmez. Sanık açıkça 'avukat istemiyorum' dese bile, mahkeme bu beyana itibar etmeyerek barodan bir müdafi görevlendirmek zorundadır. Çünkü kanun koyucu, bu ağırlıktaki suçlarda, sanığın kendi durumunu tam olarak kavrayamayabileceği ve etkili bir savunma yapamayabileceği varsayımıyla, savunma hakkının kullanılmasını sanığın iradesine bırakmamış, bir kamu düzeni gereği olarak zorunlu kılmıştır. (Bkz: sen.av.tr/tr/makale/05.11.2020-tarihli-ycgk-karari-ve-zorunlu-mudafiligin-siniri)