Kleptomani (hırsızlık hastalığı) olan bir kişinin, ihtiyacı olmayan bir malı çalması eylemi, TCK m. 141'deki 'yarar sağlama maksadı' unsuru açısından nasıl değerlendirilir?
Bu durum, 'yarar' kavramının nasıl yorumlanacağına bağlıdır. Eğer 'yarar', sadece 'maddi yarar' olarak dar yorumlanırsa, ihtiyacı olmadan çalan kleptoman hastasının bu kastla hareket etmediği ve suçun manevi unsurunun oluşmadığı iddia edilebilir. Ancak, makalede de savunulduğu gibi, kanun metnindeki 'yarar' ifadesi maddi yararla sınırlı değildir ve 'manevi yararı' da kapsar. Kleptomani hastası, mala kontrolsüz bir şekilde sahip olmaktan, çalma eyleminin kendisinden patolojik bir 'manevi tatmin' veya 'haz' elde etmektedir. Bu manevi tatmin, TCK m. 141'deki 'yarar sağlama' kastının gerçekleştiğini kabul etmek için yeterlidir. Dolayısıyla, bu yorum kabul edildiğinde, kleptomanın eylemi de hırsızlık suçunu oluşturur. Ancak failin bu hastalıktan kaynaklanan durumu, TCK m. 32 (akıl hastalığı) veya m. 34 (geçici nedenler, alkol veya uyuşturucu madde etkisinde olma) kapsamında kusur yeteneğini etkileyen bir hal olarak ayrıca değerlendirilmelidir. (Bkz: sen.av.tr/tr/makale/hirsizlik-sucu-tck-141)