Ceza Genel Kurulu'nun 24.06.2014 tarihli, 2013/221 E., 2014/214 K. sayılı kararına göre, TCK m. 206 (yalan beyan) ve TCK m. 268 (iftira) gibi özel düzenlemelerin varlığı, resmi belgede sahtecilik suçunun uygulama alanını nasıl etkiler?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #335764

Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin bir kararındaki karşı oyda atıf yapılan bu CGK kararı, özel normun genel norma önceliği (lex specialis derogat legi generali) ilkesini vurgulamaktadır. Buna göre, bir fiil, hem genel bir suç tanımına (örneğin resmi belgede sahtecilik) hem de daha özel bir suç tanımına (örneğin yalan beyan, iftira) uyuyorsa, özel kanun hükmü uygulanır. Eğer failin eylemi, TCK m. 206'daki yalan beyan suçunun tüm unsurlarını taşıyorsa, bu eylemin ayrıca daha genel bir suç olan TCK m. 204'teki sahtecilik suçu kapsamında değerlendirilmesi, özel normun uygulama alanını ortadan kaldırır ki bu, kanun koyucunun amacına aykırı olur. Bu ilke, suçların doğru bir şekilde vasıflandırılması ve kanun hükümlerinin gereksiz hale getirilmemesi için önemlidir. (Bkz: sen.av.tr/tr/makale/resmi-belgede-fikri-sahtecilik)