Bir eser sözleşmesinin feshinin hukuki sonuçları (örneğin yapılan imalatların mülkiyetinin kime ait olacağı) bir eda davasının konusuyken, davacının sadece 'sözleşmenin feshedildiğinin tespiti' gibi taleplerle dava açması, HMK'nın hangi ilkesine aykırılık oluşturur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #335737

Bu durum, HMK m. 106/2'de düzenlenen ve bir dava şartı olan 'hukuki yarar' (HMK m. 114/1-h) ilkesine aykırılık oluşturur. Davacı, sözleşmenin feshine dayanarak mallarının iadesini, tazminat ödenmesini veya mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin önlenmesini doğrudan bir 'eda davası' ile talep edebilir. Eda davası, fesih olgusunun tespitini zaten içinde barındıran ve davacıya daha güçlü bir hukuki koruma sağlayan bir yoldur. Davacının bu yolu kullanmak yerine, daha dar kapsamlı olan ve icra kabiliyeti bulunmayan bir tespit davası açmasında korunmaya değer güncel bir hukuki yararı yoktur. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2016/1477 E. sayılı kararında da bu durum vurgulanmış ve davanın hukuki yarar yokluğundan reddedilmesi gerektiği belirtilmiştir. (Bkz: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-106-tespit-davasi.html)