Bir sözleşmenin feshedildiğinin tespiti ve bu sözleşmeye konu malların mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tespiti talepleriyle açılan bir dava, HMK m. 106 kapsamında bir tespit davası mıdır? Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2016/1477 E. sayılı kararı bu konuda neyi vurgulamıştır?
Hayır, bu taleplerle açılan dava, HMK m. 106 anlamında geçerli bir tespit davası değildir. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin anılan kararında da vurgulandığı gibi, bu tür talepler aslında bir eda davası ile ileri sürülmelidir. Sözleşmenin feshinin sonuçları (örneğin malların iadesi, tazminat) veya malların mülkiyetine dayalı olarak yapılan müdahalenin önlenmesi ve malların iadesi, bir eda davasının konusudur. Davacı, bu haklarını doğrudan bir eda davası ile talep edebilecekken, sadece bu durumların tespitini istemesinde hukuki yararı yoktur. Mahkemenin, eda davası açılması gerekirken açılan bu tespit davasını, 'dava şartı olan hukuki yarar yokluğu' nedeniyle usulden reddetmesi gerekir. Kararda, mahkemenin davayı esastan reddetmesi sonucu itibarıyla doğru bulunmuş ancak gerekçesi düzeltilerek onanmıştır. (Bkz: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-106-tespit-davasi.html)