Tefecilik suçundan yargılanan sanıkların ev ve işyerlerinde yapılan aramalarda ele geçen, başkaları tarafından imzalanmış çok sayıda çek ve senedin varlığı, suçun ispatı açısından ne ifade eder?
Bu durum, tefecilik suçunun işlendiğine dair çok kuvvetli bir delil ve karine teşkil eder. Sanığın bu kadar çok sayıda ve farklı kişilere ait çek/senedi elinde bulundurması, hayatın olağan akışına göre normal bir ticari faaliyetle açıklanamıyorsa, bu belgelerin faiz karşılığı borç para verme (tefecilik) veya çek/senet kırdırma işlemleri karşılığında alındığı şüphesini doğurur. Yargılamada bu şüphenin giderilmesi gerekir. Mahkeme, bu çek ve senetler üzerinde borçlu veya lehtar olarak görünen kişileri tanık olarak dinleyerek, bu belgelerin hangi hukuki ilişki nedeniyle sanığa verildiğini araştırır. Tanıkların, belgeleri gerçek bir ticari ilişki olmaksızın, aldıkları borç para karşılığında verdiklerini beyan etmeleri, suçu doğrudan ispatlayan bir delil haline gelir. (Bkz: Yargıtay 5. CD, K. 2014/6883; barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/tefecilik-sucu-cezasi-nedir-tck.html)