Sanığın, AİHS m. 6/3-c uyarınca tanınan haklardan vazgeçmesi hukuken mümkün müdür? Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin bir kararındaki karşı oyda atıf yapılan Zana/Türkiye davası bu konuda ne ifade etmektedir?
Evet, mümkündür. Adil yargılanma hakkı kapsamındaki usuli güvenceler, kural olarak sanığın lehine getirilmiş haklardır ve sanık, belirli koşullar altında bu hakları kullanmaktan vazgeçebilir. Ancak bu vazgeçmenin hukuken geçerli olabilmesi için, 'açık, kesin ve bilinçli bir iradeye' dayanması ve vazgeçmenin sonuçları hakkında sanığın yeterince bilgilendirilmiş olması gerekir. Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin bir kararındaki karşı oyda atıf yapılan Zana/Türkiye davasında AİHM de bu ilkeyi vurgulamıştır. Dolayısıyla, zorunlu müdafilik halleri dışında, sanığa yasal hakları (müdafi talebi hakkı dahil) usulüne uygun olarak hatırlatıldıktan sonra, sanığın özgür iradesiyle ve açıkça 'müdafi istemediğini' beyan etmesi, geçerli bir vazgeçmedir. Bu durumda, mahkemenin yargılamayı müdafi atamadan yapması, tek başına adil yargılanma hakkının ihlali olarak kabul edilemez. (Bkz: sen.av.tr/tr/makale/05.11.2020-tarihli-ycgk-karari-ve-zorunlu-mudafiligin-siniri)