Bir sanık hakkında hem CMK m. 215 hem de m. 216/3'e aykırı davranılarak (tanık beyanlarına karşı diyeceği sorulmadan ve son söz hakkı verilmeden) hüküm kurulması, savunma hakkı açısından nasıl bir sonuç doğurur?
Bu durum, savunma hakkının birden fazla ve ağır bir şekilde ihlal edildiği anlamına gelir ve Yargıtay tarafından istisnasız olarak mutlak bozma nedeni sayılır. CMK m. 215'e aykırılık, sanığın delilleri tartışma hakkını elinden alırken, CMK m. 216/3'e aykırılık ise yargılamanın sonunda tüm iddia ve delillere karşı son bir savunma yapma ve masumiyetini dile getirme şeklindeki en temel hakkını ortadan kaldırır. Yargıtay 22. Ceza Dairesi'nin 2015/4646 E., 2015/7879 K. sayılı kararında olduğu gibi, her iki usul kuralının birlikte ihlal edilmesi, adil yargılanma hakkının özünü zedeleyen, telafisi mümkün olmayan bir usul hatası olarak kabul edilir ve hükmün esasına girilmeksizin bozulmasına neden olur. (Bkz: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/cmk-madde-215-dinleme-ve-okumadan-sonra-diyecegin-sorulmasi.html)