TCK m. 150/3'ün, cezanın alt sınırı 5 yıldan fazla olan suçlarda zorunlu müdafilik öngörmesine rağmen, Yargıtay'ın Terörle Mücadele Kanunu'ndan kaynaklanan artırımları bu hesaplamada dikkate almaması, 'aynı suç sayılma' ilkesiyle nasıl çelişmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #335717

Ceza hukukunda 'aynı suç sayılma' ilkesi, bir suçun temel şekli ile o suçun cezasını ağırlaştıran veya hafifleten nitelikli hallerinin, hukuken tek ve aynı suçun farklı görünümleri olduğunu ifade eder (TCK m. 43/1-3. cümle). Silahlı terör örgütüne üye olma suçu (TCK m. 314/2), 3713 sayılı TMK m. 5 gereğince cezası artırılan bir suçtur. Bu artırım, suçun niteliğinden kaynaklanan ve zorunlu olarak uygulanan bir ağırlaştırıcı nedendir. Dolayısıyla sanığın yargılandığı fiil, artık temel haliyle TCK m. 314/2 değil, nitelikli haliyle 'TMK m. 5 ile ağırlaştırılmış TCK m. 314/2'dir ve bu fiilin ceza alt sınırı 7,5 yıldır. Yargıtay'ın, bu nitelikli hali yok sayarak sadece temel şeklin 5 yıllık alt sınırını dikkate alması, 'aynı suç sayılma' ilkesiyle çelişir. Çünkü sanık, ceza tehdidi daha yüksek olan nitelikli halden yargılanırken, savunma hakkı açısından daha zayıf bir güvence olan temel hale göre değerlendirilmiş olur. Bu, YCGK kararındaki karşı oylarda da vurgulanan temel çelişkidir. (Bkz: sen.av.tr/tr/makale/05.11.2020-tarihli-ycgk-karari-ve-zorunlu-mudafiligin-siniri)