HMK'nın 106. maddesi anlamında, davacının 'eda davası' açma imkanı varken 'tespit davası' açmasının hukuki yarar yokluğu yaratması kuralının, uygulamadaki temel gerekçesi nedir?
Bu kuralın temel gerekçesi 'usul ekonomisi' ilkesi ve 'hukuki korunma ihtiyacının' en etkili şekilde karşılanmasıdır. Eda davası, tespit davasının sağladığı hukuki belirlemeyi (tespiti) zaten içinde barındırır ve buna ek olarak davalıyı bir şeyi vermeye, yapmaya veya yapmamaya mahkum eden, icra edilebilir bir sonuç (ilam) doğurur. Davacı, eda davası ile hem hakkının varlığını tespit ettirip hem de bu hakkın yerine getirilmesini sağlayabilecekken, sadece tespit istemesi, aynı uyuşmazlık için gelecekte ikinci bir dava (eda davası) açılmasına neden olabilir. Bu durum, mahkemelerin gereksiz yere meşgul edilmesine, yargılamanın uzamasına ve masrafların artmasına yol açar. Hukuk düzeni, daha kapsamlı ve kesin bir koruma sağlayan eda davası yolu açıkken, daha dar kapsamlı olan tespit davası yolunun kullanılmasında korunmaya değer bir yarar görmez. (Bkz: Yargıtay 1. HD, 2014/5836 E., 2015/8180 K.; barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-106-tespit-davasi.html)