5237 sayılı TCK'nın 204. maddesinin, Mülga 765 sayılı TCK'daki sahtecilik suçları düzenlemesine göre daha az ayrıntılı olmasının, 'suçta ve cezada kanunilik' ilkesi açısından olası sakıncaları nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #335700

'Suçta ve cezada kanunilik' ilkesi (Anayasa m. 38), hangi eylemlerin suç sayıldığının ve bu suçlara ne ceza verileceğinin kanunda açık, belirli ve anlaşılır bir şekilde tanımlanmasını gerektirir. Makalede belirtildiği üzere, Mülga 765 sayılı TCK, memurun sahteciliği, özde sahtecilik, surette sahtecilik gibi farklı sahtecilik türlerini ayrı maddelerde ve daha ayrıntılı düzenlemekteydi. Yeni TCK'nın m. 204'te bu fiilleri tek bir maddede toplaması, bazı durumların kanuni tanımdaki hangi seçimlik harekete girdiğine dair belirsizlikler ve yorum güçlükleri yaratabilir. Örneğin, fikri sahteciliğin TCK m. 204/1 kapsamında olup olmadığı veya bir eylemin 'değiştirme' mi yoksa 'sahte olarak düzenleme' mi sayılacağı gibi tartışmalar, kanuni düzenlemenin yeterince ayrıntılı olmamasından kaynaklanabilir. Bu belirsizlikler, uygulayıcıların (hakim ve savcıların) yorum yoluyla suçun kapsamını genişletme veya daraltma riskini artırır ki bu da kanunilik ilkesinin zedelenmesine yol açabilir. (Bkz: sen.av.tr/tr/makale/resmi-belgede-fikri-sahtecilik)