Maddi vakıaların tek başına tespit davasına konu olamayacağı (HMK m. 106/3) kuralına rağmen, bir kira sözleşmesinde KDV'nin kira bedeline dahil olup olmadığına ilişkin uyuşmazlığın tespiti için dava açılması neden hukuka uygun görülmüştür? (Yargıtay 3. HD, 2017/764 E. kararı)
Bu durumda talep edilen şey, salt bir maddi vakıanın tespiti değildir. KDV'nin kira bedeline dahil olup olmadığının belirlenmesi, taraflar arasındaki 'kira sözleşmesi' adlı hukuki ilişkinin içeriğinin ve bu ilişkiden doğan bir borcun (KDV ödeme yükümlülüğünün) varlığının veya yokluğunun tespitidir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin anılan kararında, kiralayan idarenin, kiracıyı KDV'yi ayrıca ödemesi için ek sözleşme yapmaya zorlaması bir 'muaraza' (çekişme, uyuşmazlık) yarattığı ve kiracının bu muarazanın giderilmesi amacıyla, henüz bir eda davası (ödeme davası) açma koşulları oluşmadan, sözleşmesel bir hakkının veya borcunun tespiti için dava açmasında güncel hukuki yararının bulunduğu kabul edilmiştir. Dolayısıyla dava, bir hukuki ilişkinin yorumlanmasına ve içeriğinin belirlenmesine yönelik olduğu için HMK m. 106'ya uygundur. (Bkz: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-106-tespit-davasi.html)