CMK m. 289/1-e'de düzenlenen 'duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken diğer kişilerin yokluğunda duruşma yapılması' hali, mutlak bir hukuka aykırılık (bozma) nedenidir. Zorunlu müdafilik kapsamında bu hüküm nasıl uygulanır?
CMK m. 150/2 ve 150/3'te belirtilen hallerde (örneğin sanığın çocuk olması veya isnat edilen suçun cezasının alt sınırının 5 yıldan fazla olması) sanığın bir müdafi tarafından temsil edilmesi yasal bir zorunluluktur. Bu durumda müdafi, 'duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken diğer kişiler' kapsamına girer. Eğer bu zorunluluğa rağmen duruşma, sanık için görevlendirilmiş bir müdafi bulunmaksızın yapılırsa, CMK m. 289/1-e'de belirtilen mutlak hukuka aykırılık hali gerçekleşmiş olur. Bu, kararın sonucunu etkileyip etkilemediğine bakılmaksızın, istinaf veya temyiz incelemesinde kararın mutlaka bozulmasını gerektiren, savunma hakkının esasına ilişkin ağır bir usul hatasıdır. (Bkz: sen.av.tr/tr/makale/05.11.2020-tarihli-ycgk-karari-ve-zorunlu-mudafiligin-siniri)