Hırsızlık suçu (TCK m. 141) ile güveni kötüye kullanma suçu (TCK m. 155) arasındaki temel ayırt edici unsur nedir? Zilyetliğin devrindeki rızanın niteliği bu ayrımı nasıl etkiler?
İki suç arasındaki temel ayırt edici unsur, malın zilyetliğinin faile geçiş şeklidir. Bu geçişteki 'rıza'nın varlığı ve niteliği belirleyicidir. - Hırsızlık (TCK m. 141): Suçun temel unsuru, malın 'zilyedinin rızası olmadan' alınmasıdır. Burada mal, zilyedin iradesi dışında, onun fiili hakimiyet alanından gizlice veya zorla olmaksızın alınır. Zilyetliğin devrinde bir rıza yoktur. - Güveni Kötüye Kullanma (TCK m. 155): Suçun temel unsuru, 'muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyedliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde' tasarrufta bulunmaktır. Burada malın zilyetliği, mal sahibi tarafından faile 'rızayla' ve belirli bir hukuki ilişkiye (kira, ariyet, rehin, emanet vb.) dayanarak devredilmiştir. Fail, bu güven ilişkisini kötüye kullanarak, devir amacının dışında malı sahiplenir. Kısacası, hırsızlıkta rızasız bir 'alma' fiili varken, güveni kötüye kullanmada rızaya dayalı bir 'devir' ve sonrasında bu devir amacına aykırı bir 'tasarruf' fiili vardır. (Bkz: sen.av.tr/tr/makale/hirsizlik-sucu-tck-141)