Polisin elinde, bir kişinin uyuşturucu madde getirerek piyasaya süreceğine dair 'istihbari bilgi' bulunmaktadır. Kolluk, Gebze 1. Sulh Ceza Mahkemesi'nden alınmış genel bir 'önleme araması' kararına dayanarak şüphelinin aracında arama yapıp uyuşturucu madde ele geçirmiştir. Bu arama ve elde edilen delilin hukuki geçerliliği nedir? Yargıtay 10. Ceza Dairesi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın bu konudaki farklı görüşleri nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #33568

Makalede (Hakkında İstihbari Bilgi Bulunan Kişinin Üstü Önleme Araması ile Aranabilir mi?) incelenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararına (2016/276 E., 2018/510 K.) göre bu arama hukuka aykırıdır. Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin görüşü şöyledir: Kimliği ve aracı belli bir kişinin suç işleyeceğine dair bilgi, 'niteliği ve faili belli olan bir suçun işlendiği konusunda şüphe' oluşturur. Bu durumda yapılması gereken arama, CMK m.116 vd. hükümlerine göre alınacak bir 'adli arama' kararına dayanmalıdır. 'Önleme araması' ise suç şüphesi altında olmayan kişilere yönelik bir tehlikeyi önleme amacı taşır. Dolayısıyla, önleme araması kararıyla yapılan bu arama hukuka aykırıdır ve elde edilen delil hükme esas alınamaz. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise itirazında, 'istihbari bilgi'nin duyum, söylenti ve varsayıma dayandığını, tek başına 'makul şüphe' oluşturmayacağını, bu nedenle 'başlangıç şüphesi' seviyesinde olmayıp 'tehlike' boyutunda olduğunu ve önleme araması için yeterli olduğunu savunmuştur. Ancak Yargıtay Ceza Genel Kurulu, bu tür durumlarda adli arama kararı gerekliliğini vurgulayarak Daire'nin görüşünü benimsemiştir.