Tefecilik suçunda, failin kazanç elde etme kastı nasıl ispatlanabilir? Özellikle taraflar arasında ticari bir ilişki veya akrabalık olmadığında hangi karineler devreye girer?
Tefecilik suçunda 'kazanç elde etme kastı'nın ispatı genellikle dolaylı delillerle yapılır. Sanıklar genellikle 'faizsiz, hatır için borç verdim' savunması yaparlar. Bu durumda mahkemeler ve Yargıtay şu karinelere başvurur: 1) Taraflar Arasındaki İlişki: Sanık ile borç alan arasında yakın akrabalık, uzun süreli dostluk veya ticari bir ilişki olup olmadığı araştırılır. Böyle bir ilişki yoksa, yüksek miktarlı bir paranın karşılıksız verilmesi hayatın olağan akışına aykırı kabul edilir. 2) Paranın Miktarı: Ödünç verilen paranın miktarı, günün ekonomik koşullarına göre önemli bir meblağ ise, bunun bir kazanç beklentisi olmadan verilmesi makul görülmez. 3) Geri Ödemedeki Fark: Verilen borç karşılığında alınan çek veya senedin bedelinin, verilen nakit paradan bariz şekilde yüksek olması, aradaki farkın faiz olduğuna dair güçlü bir karinedir. 4) Tanık Beyanları ve Kolluk Araştırması: Sanıktan benzer şekilde borç aldığını söyleyen başka tanıkların varlığı veya sanığın çevresinde tefecilik yaptığına dair yapılan kolluk araştırması tutanakları da kastın ispatında önemli delillerdir. (Bkz: Yargıtay 5. CD, K. 2014/6216; barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/tefecilik-sucu-cezasi-nedir-tck.html)