Maddi sahtecilik (TCK m. 204/1) ile fikri sahtecilik (TCK m. 204/2) arasındaki ayrımın, ceza sorumluluğunun sınırlandırılması açısından pratik önemi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #335670

Bu ayrımın pratik önemi, özellikle kamu görevlisi olmayan failler ve özel belgeler açısından ceza sorumluluğunun sınırlarını çizmesidir. Mevcut yasal düzenlemeye göre, kamu görevlisi olmayan bir kişinin resmi belgede sahteciliği (TCK m. 204/1) ve herkesin özel belgede sahteciliği (TCK m. 207) sadece maddi/şekli sahtecilikle sınırlıdır. Yani, bu kişiler, içeriği baştan sona yalan olan ama dış görünüşü itibarıyla sahte olmayan (örneğin, imzası ve düzenleyeni doğru olan) bir belge düzenlediklerinde, bu fiilleri genel ceza kanununa göre belgede sahtecilik suçu oluşturmaz. Fikri/içerik sahteciliği, sadece görevi gereği belge düzenlemeye yetkili kamu görevlileri için TCK m. 204/2'de özel olarak suç sayılmıştır. Bu durum, 'kanunilik' ilkesi gereği, kanunda açıkça suç olarak tanımlanmayan bir fiilden (özel belgede veya sivilin resmi belgede fikri sahteciliği) dolayı kimsenin cezalandırılamayacağı anlamına gelir. (Bkz: sen.av.tr/tr/makale/resmi-belgede-fikri-sahtecilik)