Zilyedin, rızasıyla teslim ettiği bir malın, teslim alan kişi tarafından iade edilmemesi durumunda hırsızlık suçu oluşur mu? Bu eylem hangi suç kapsamında değerlendirilmelidir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #335652

Hayır, hırsızlık suçu oluşmaz. Hırsızlık suçunun temel unsuru, malın 'zilyedinin rızası olmadan' alınmasıdır. Eğer zilyet, malı kendi rızasıyla belirli bir amaçla (örneğin muhafaza etmek veya kullanmak üzere) bir başkasına devretmişse ve devralan kişi bu malı iade etmeyerek veya devir amacı dışında tasarrufta bulunarak malı sahiplenirse, bu eylem hırsızlık değil, TCK m. 155'te düzenlenen 'güveni kötüye kullanma' suçunu oluşturur. İki suç arasındaki temel ayrım, malın zilyetliğinin devredilmesindeki rızanın varlığı veya yokluğudur. Hırsızlıkta rıza yoktur, güveni kötüye kullanmada ise rızaya dayalı bir teslim vardır. Eğer failin en başından beri hırsızlık kastıyla hareket ettiği ve zilyedin rızasını hileli hareketlerle sakatladığı tespit edilirse, bu durumda da dolandırıcılık suçu (TCK m. 157) gündeme gelebilir. (Bkz: sen.av.tr/tr/makale/hirsizlik-sucu-tck-141)