5271 sayılı CMK'nın 109. maddesi, cezasının üst sınırı üç yıldan fazla olan suçlar için adli kontrol kararı verilmesini engeller mi? Bu kuralın istisnaları var mıdır?
CMK m. 109/1'deki temel kural, tutuklama sebeplerinin varlığı halinde, üst sınırı 'üç yıl veya daha az' hapis cezasını gerektiren suçlarda tutuklama yerine adli kontrole karar verilebileceğidir. Bu, cezasının üst sınırı üç yıldan fazla olan suçlarda, genel kural olarak, bu fıkraya dayanılarak adli kontrol kararı verilemeyeceği anlamına gelir. Ancak bu kuralın önemli istisnaları vardır. CMK m. 109/4, 'Şüphelinin üçüncü fıkranın (a) ve (f) bentlerinde yazılı yükümlülüklere tabi tutulması bakımından, birinci fıkrada belirtilen süre sınırı dikkate alınmaz' hükmünü içermektedir. Buna göre, suçun cezasının üst sınırı ne olursa olsun, şüpheli/sanık hakkında (a) bendi uyarınca 'yurt dışına çıkamamak' ve (f) bendi uyarınca 'güvence yatırmak' şeklindeki adli kontrol tedbirlerine her zaman karar verilebilir. Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2008/13063 E. sayılı kararı da bu ayrıma işaret etmektedir. (Bkz: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/cmk-madde-109-adli-kontrol.html)