Hırsızlık suçunun konusu olan malın maliki ile zilyedi farklı kişilerse, TCK m. 141 açısından suçun mağduru kimdir?
Bu konuda Yargıtay ile doktrindeki bir görüş arasında farklılık vardır. Doktrindeki makalede savunulan görüşe göre, TCK m. 141'in lafzı 'zilyedinin rızası olmadan' dediği için korunan asıl hukuki değer zilyetliktir ve bu durumda suçun mağduru mal üzerinde fiili hakimiyeti bulunan 'zilyet'tir. Malın sahibi olan 'malik' ise bu suçtan zarar görendir. Ancak, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 10.05.2016 tarihli kararı gibi yerleşik içtihatlarında, kanun koyucunun 'zilyet' ve 'başkasına ait' ifadelerini bir arada kullanarak hem zilyetliği hem de mülkiyeti koruma altına aldığı kabul edilmektedir. Bu yoruma göre, hem zilyet hem de malik suçun mağduru olarak kabul edilebilir. Pratikte, çalınan mal zilyedin elinden alınmışsa mağdurun zilyet, malikin ise suçtan zarar gören olduğu kabulü daha yaygındır. (Bkz: sen.av.tr/tr/makale/hirsizlik-sucu-tck-141)