CMK m. 101/3'te düzenlenen müdafi zorunluluğunun kapsamı ve uygulama anı nedir? Bu zorunluluk, tutukluluğun devamı veya uzatılması kararlarında da geçerli midir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #335605

CMK m. 101/3, 'Tutuklama istenildiğinde, şüpheli veya sanık, kendisinin seçeceği veya baro tarafından görevlendirilecek bir müdafiin yardımından yararlanır' hükmünü amirdir. Bu, özel bir zorunlu müdafilik halidir ve sadece soruşturma veya kovuşturma evresinde savcılık tarafından 'ilk kez tutuklama talep edildiği' an için geçerlidir. Yani şüpheli veya sanık, sulh ceza hakimliği veya mahkeme huzuruna tutuklama talebiyle çıkarıldığında, talebi olmasa bile yanında mutlaka bir müdafi bulunmak zorundadır. Ancak bu özel zorunluluk, ilk tutuklama sorgusu ile sınırlıdır. Tutuklama kararı verildikten sonraki aşamalarda, örneğin tutukluluğa itiraz, tutukluluğun aylık olarak incelenmesi (CMK m. 108) veya tutukluluk süresinin uzatılması kararlarında CMK m. 101/3'teki bu mutlak zorunluluk geçerli değildir. Bu sonraki aşamalarda müdafi zorunluluğu, ancak CMK m. 150/2-3'teki genel zorunlu müdafilik hallerinin (yaş küçüklüğü, malullük, cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması gibi) varlığına bağlıdır. (Bkz: sen.av.tr/tr/makale/05.11.2020-tarihli-ycgk-karari-ve-zorunlu-mudafiligin-siniri)