HMK m. 106 kapsamında bir 'tespit davası' açılabilmesi için aranan 'hukuken korunmaya değer güncel yarar' şartı ne anlama gelmektedir ve eda davası açma imkanı bu şartı nasıl etkiler?
'Hukuken korunmaya değer güncel yarar' (hukuki yarar), bir dava şartıdır (HMK m. 114/1-h). Bu şart, davacının, talep ettiği hukuki belirlemenin yapılmasında mevcut, meşru ve korunmaya değer bir çıkarının olmasını ifade eder. Davacının bir hakkı veya hukuki durumu, güncel bir tehlike ile tehdit edilmiş olmalı ve bu durum bir belirsizlik yaratmalıdır. Verilecek tespit hükmü de bu belirsizliği ve tehlikeyi ortadan kaldırmaya elverişli olmalıdır. Tespit davalarının en önemli sınırlaması, eda davası (bir şeyin verilmesi, yapılması veya yapılmamasına mahkumiyet talebi) açılmasının mümkün olduğu hallerde, kural olarak tespit davası açmakta hukuki yararın bulunmadığının kabul edilmesidir. Yani, davacı alacağını doğrudan isteyebilecek durumdaysa (eda davası), sadece alacağının varlığının tespitini isteyemez. Bu duruma tespit davalarının 'tali nitelikte' olması denir. Yargıtay kararlarında bu ilke istikrarlı bir şekilde uygulanmakta ve eda davası imkanı varken açılan tespit davaları hukuki yarar yokluğundan reddedilmektedir. (Bkz: Yargıtay 8. HD, 2017/1004 E., 2017/10073 K.; barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-106-tespit-davasi.html)