Hırsızlık suçunun (TCK m. 141) koruduğu hukuki yarar konusunda doktrin ve Yargıtay arasındaki temel görüş farklılığı nedir?
Hırsızlık suçunun koruduğu hukuki yarar konusunda temel bir görüş ayrılığı bulunmaktadır. Makalede savunulan ve doktrindeki bir görüşe göre, TCK m. 141'in lafzında yer alan 'zilyedinin rızası olmadan' ifadesi nedeniyle korunan hukuki yarar öncelikli olarak 'zilyetlik' ve zilyetliğin sağladığı fiili hakimiyet ve kullanma hakkıdır. Bu görüşe göre, malın maliki ile zilyedi farklı kişilerse, mağdur zilyettir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu ise 10.05.2016 tarihli, 2014/13-159 E. sayılı kararında da belirttiği gibi, 'zilyet' ve 'başkasına ait' ifadelerinin birlikte kullanılmasından hareketle, kanun koyucunun hem 'zilyetliği' hem de 'mülkiyet hakkını' birlikte koruma altına aldığını kabul etmektedir. Bu iki görüş arasındaki temel fark, malikin suçun faili olup olamayacağı noktasında ortaya çıkar. Zilyetliği koruyan görüşe göre malik, malı rızası dışında elinde bulunduran zilyetten malını çaldığında fail olabilirken, Yargıtay'ın görüşüne göre malik kendi malına karşı hırsızlık suçunun faili olamaz. (Bkz: sen.av.tr/tr/makale/hirsizlik-sucu-tck-141)