Hakkında 'konutunu terk etmemek' şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanan ve sonrasında beraat eden bir kişi, bu tedbir nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararlar için CMK m. 141 kapsamında tazminat talep edebilir mi? Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2016/2333 E., 2017/4473 K. sayılı kararındaki çoğunluk ve karşı oy görüşlerini açıklayınız.
Bu konu tartışmalıdır. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin anılan kararında çoğunluk görüşü, tazminat talep edilemeyeceği yönündedir. Gerekçesi, CMK m. 141'in tazminat istenebilecek koruma tedbirlerini (yakalama, tutuklama, arama, elkoyma vb.) sınırlı sayıda (tahdidi) saydığı ve 'adli kontrol' tedbirinin bu listede yer almadığıdır. Bu yoruma göre, kanunda açıkça sayılmayan bir tedbir için kıyas yoluyla tazminat hükmü genişletilemez. Karşı oy ise, tazminat talep edilebileceği görüşündedir. Gerekçesi, 'konutu terk etmemek' tedbirinin, tutuklama gibi kişi özgürlüğünü ve serbestçe hareket etme hakkını fiilen ortadan kaldıran bir koruma tedbiri olduğudur. Maddi ceza hukukunda kıyas yasağı olmasına rağmen, ceza muhakemesi hukukunda kişi hak ve özgürlüklerini genişletici ve koruyucu nitelikte kıyas yapılabileceği savunulmuştur. Bu görüşe göre, tutuklama için tazminat ödenirken, onunla aynı sonuçları doğuran ev hapsi için ödenmemesi evrensel hukuk ilkeleri ve kanunun ruhu ile bağdaşmaz. (Bkz: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/cmk-madde-109-adli-kontrol.html)