Tefecilik suçunda suçun mağduru kimdir ve bu durumun CMK m. 231 (HAGB) açısından 'zararın giderilmesi' koşuluna etkisi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #335585

Tefecilik suçu, TCK'da 'Ekonomi, Sanayi ve Ticarete İlişkin Suçlar' bölümünde, yani 'Topluma Karşı Suçlar' kısmında düzenlenmiştir. Bu nedenle suçun doğrudan mağduru, ekonomik düzenin kendisi, yani toplum veya devlettir. Faizle borç para alan kişi ise, hukuken suçun mağduru olarak değil, fiilin ortaya çıkmasını sağlayan bir 'ihbar eden' veya suçun 'pasif faili' olarak kabul edilir. Kanun koyucu, suçun kolayca ortaya çıkarılabilmesi için borç alan kişiyi cezalandırmamıştır. Bu niteleme nedeniyle, borç alan kişinin davaya 'katılan' sıfatıyla katılması ve hükmü temyiz etmesi mümkün değildir. (Bkz. Yargıtay 9. CD, 2021/749 E., 2021/3171 K.). Bu durumun CMK m. 231 (HAGB) açısından önemli bir sonucu vardır: HAGB kararı verilebilmesi için aranan 'suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi' koşulu (CMK m. 231/6-c), tefecilik suçunda uygulanamaz. Çünkü ortada doğrudan zarar gören bir mağdur yoktur ve kamunun uğradığı soyut (vergi kaybı gibi) zararın da basit bir araştırmayla tespiti mümkün değildir. Bu nedenle Yargıtay, tefecilik suçlarında zararın giderilmesi koşulu aranmaksızın HAGB kararı verilebileceğini kabul etmektedir. (Bkz: Yargıtay 9. CD, 2020/452 E., 2020/1246 K.; barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/tefecilik-sucu-cezasi-nedir-tck.html)