Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2017/21587 E., 2017/10486 K. sayılı kararında, ilk derece mahkemesinin kararının HMK m. 353/1-a-6 uyarınca kaldırılması neden hatalı bulunmuştur? Bu karardan hareketle HMK m. 353/1-a-6'nın uygulama alanı nasıl yorumlanmalıdır?
Anılan kararda, Bölge Adliye Mahkemesi, ilk derece mahkemesinin davacının işveren vekili olup olmadığı hususunu yeterince araştırmadığını, görev tanımını getirtmediğini ve tanıkları yeniden dinlemesi gerektiğini belirterek HMK m. 353/1-a-6 uyarınca kararı kaldırmıştır. Yargıtay ise bu değerlendirmeyi hatalı bulmuştur. Yargıtay'a göre HMK m. 353/1-a-6, 'delillerin hiçbiri toplanmadan veya gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olması' gibi mutlak durumlar için geçerlidir. Somut olayda ise ilk derece mahkemesi tanıkları dinlemiş ve bir değerlendirme yapmıştır. Bölge Adliye Mahkemesi'nin gördüğü eksiklikler (görev tanımının getirtilmesi gibi), istinaf mahkemesinin kendisinin de tamamlayabileceği nitelikteki eksikliklerdir. Bu nedenle, bu tür eksiklikler dosyanın geri gönderilmesini gerektirmez, istinaf mahkemesi maddi vakıa denetimi kapsamında bu eksikleri gidermeli ve kendisi bir karar vermelidir. Dolayısıyla, HMK m. 353/1-a-6, delil toplama veya değerlendirmedeki her türlü eksiklik için değil, bu fonksiyonların esasına ilişkin temel bir eksiklik veya tamamen ihmal edilmesi halinde uygulanmalıdır. (Bkz: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-353-durusma-yapilmadan-verilecek-kararlar.html)