Bir kamu görevlisinin, özel bir kişinin hilesiyle aldatılarak, görünüşte yasal şartları taşıyan ancak içerik olarak gerçeğe aykırı bir sağlık raporu düzenlemesi durumunda, raporu hileyle alan özel kişinin cezai sorumluluğu Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 30.04.2024 tarihli kararı ve karşı oyu çerçevesinde nasıl tartışılmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #335572

Bu durumda Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 30.04.2024 tarihli, 2021/7357 E. ve 2024/5800 K. sayılı kararında, kendi hilesiyle gerçeğe aykırı rapor düzenleten ve bu raporu kullanarak sürücü belgesi alan sanığın eyleminin TCK m. 204/1 kapsamında 'zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik' suçunu oluşturduğuna hükmetmiştir. Ancak karara yazılan karşı oyda, TCK m. 204/1'in maddi/şekli sahteciliği düzenlediği, 'gerçeğe aykırı belge düzenleme'nin (fikri sahtecilik) bu fıkranın seçimlik hareketleri arasında yer almadığı belirtilmiştir. Kamu görevlisi aldatıldığı için TCK m. 204/2 uygulanamayacağından ve TCK m. 204/1'in unsurları da oluşmadığından sanığın beraat etmesi gerektiği, eylemin koşulları varsa TCK m. 206 (resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan) kapsamında değerlendirilebileceği savunulmuştur. Bu tartışma, fikri sahteciliğin kamu görevlisi olmayanlar açısından cezalandırılmasındaki yasal boşluğu ve yorum farklılıklarını göstermektedir. (Bkz: sen.av.tr/tr/makale/resmi-belgede-fikri-sahtecilik)