Bilinçli taksirin varlığı için failin neticenin gerçekleşmeyeceğine dair bir 'güveni' veya 'inancı' olması gerektiği kabul edilmektedir. Bu güven veya inanç neye dayanmalıdır?
Bu güven veya inanç, sadece soyut bir umut veya şansa değil; 'belirli olgulara veya olasılıklara' dayanmalıdır. Failin, somut olaydaki bazı unsurlar nedeniyle (örneğin aldığı bir önlem) veya kendi kişisel becerisi sayesinde neticeyi önleyebileceğine dair makul bir kanaatinin olması gerekir. Dayanaksız bir 'bir şey olmaz' düşüncesi, bilinçli taksir için yeterli değildir ve olası kasta yaklaşır. ('Olası Kast ile Bilinçli Taksir Kesişmeleri' makalesi).