Yaklaşık 2 metre mesafeden, küçük bir odada, elinde tuttuğu pompalı tüfeğin ateş alması sonucu karşısındaki kişiyi öldüren sanığın eylemini Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/1726 K. sayılı kararında nasıl nitelendirmiştir ve bu kararın eleştirilen yönü nedir?
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, sanığın tüfeğin ateş alabileceğini ve ölüm neticesinin gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen, neticenin gerçekleşmemesi için çaba sarf etmediğini ve dolayısıyla kabullenip kayıtsız kaldığını belirterek eylemi 'olası kastla öldürme' olarak nitelendirmiştir. Kararın eleştirilen yönü; taraflar arasında husumet olmaması, failin hedef gözetmemesi ve tetiği istem dışı çekmiş olma ihtimali karşısında, neticeye kayıtsız kalındığının ve 'olursa olsun' dendiğinin şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanamamasıdır. Bu durumda 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesi gereği, olayın bilinçli taksir olarak değerlendirilmesi gerektiği savunulabilir ('Olası Kast ile Bilinçli Taksir Kesişmeleri' makalesi).