Bir sanık hakkında hem 'Bipolar Duygulanım Bozukluğu' hem de 'alkol kullanımına bağlı davranış bozukluğu' teşhisleri varsa, mahkemenin cezai ehliyet değerlendirmesinde hangi hususlara özellikle dikkat etmesi gerekir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #335098

Mahkeme bu durumda karmaşık bir değerlendirme yapmak zorundadır. Öncelikle, her iki durumun da suç anındaki etkisini ayrı ayrı ve birlikte değerlendirmelidir. 1) Bipolar Bozukluk: Bu hastalığın, suç anında bir 'manik atak' veya 'depresif epizod' şeklinde tezahür edip etmediği, ediyorsa bunun sanığın algılama veya irade yeteneğini ne ölçüde etkilediği TCK m.32 kapsamında uzman raporuyla tespit edilmelidir. 2) Alkol Kullanımı: Sanığın alkolü kendi iradesiyle mi aldığı (TCK m.34 kapsamında sorumluluğu tam), yoksa alkol bağımlılığının TCK m.57/7 kapsamında bir tedavi gerektirip gerektirmediği veya alkolün mevcut bipolar bozukluğu tetikleyen bir faktör mü olduğu araştırılmalıdır. Eğer suç, iradi olarak alınan alkolün doğrudan etkisiyle işlenmişse TCK m.34 uygulanır. Ancak suç, alkolün tetiklediği bir manik atak sırasında işlenmişse, temel neden akıl hastalığı kabul edilerek TCK m.32'nin uygulanması gündeme gelebilir. Bu karmaşık durumun mutlaka Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu gibi üst bir merci tarafından bütüncül bir raporla aydınlatılması gerekir.