Trafik kazalarında, bir sürücünün kırmızı ışıkta geçmesi sonucu ölüme veya yaralanmaya neden olması halinde, Yargıtay'ın failin sorumluluğunu 'olası kast' mı yoksa 'bilinçli taksir' mi olarak değerlendirirken dikkate aldığı en önemli somut delil veya davranış nedir?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun yerleşik kararlarında (örn: 2017/311 K., 2019/518 K.), trafik kazalarında bu ayrımı yaparken failin 'frene basıp basmaması' veya 'hızını azaltma çabası gösterip göstermemesi' gibi neticeyi önlemeye yönelik davranışlarını kritik bir ölçüt olarak kullandığı görülmektedir. Eğer sürücü, tehlikeyi fark ettikten sonra frene basarak, direksiyonu kırarak veya hızını azaltarak kazayı önlemeye çalışmış ancak başarılı olamamışsa, bu durum neticeyi istemediğinin ve gerçekleşmeyeceğine güvendiğinin bir göstergesi olarak kabul edilir ve eylem 'bilinçli taksir' olarak nitelendirilir. Buna karşın, sürücü tehlikeyi öngörmesine rağmen hiçbir önlem almadan (fren yapmadan, yavaşlamadan) seyrine devam etmişse, bu durum neticeyi kabullendiği ('olursa olsun' dediği) şeklinde yorumlanır ve 'olası kast' gündeme gelir.